|
BEKILLI SULALELER
BEKILLIDEKI RESMI KURULUSLARIMIZ
EGITIM
VEFAT EDENLER
BEKILLI ESNAF VE TELEFON REHBERI
BEKILLI MESLEK YUKSEK OKULU
BEKILLICE SOZLUK
UMMU
BEKILLI HAKKINDA BILGILER...
22 ekim 2000 sayımına göre ilçemizin nüfusu (kasnakçılar
dahil) 3890 dir. Rakım:825İlçemiz Denizli'ye 86 km, Uşak'a 80 km uzaklıktadır. Batısında
Güney, güneyinde Çal ve Zeyve, doğusunda Çivril,Baklan kuzeyinde Karahallı ve Uşak vardır.Büyük Menderes
nehri ilçemiz sınırları içinden geçmektedir.Geçtiği alanların bir kısmında sulu tarım
yapma imkanı vardır.İlçemiz sınırları dahilinde baraj gölü oluşturan Büyük Menderes ''Adıgüzel
''barajına doğru ilerler.Bu gölde amatör balıkçılar avlanma imkanına sahiptirler.
İlçemizde 4sirke, 11 Şarap fabrikası, 2 Ağda,
pekmez ve konsantre fabrikası,2 tekstil işletmesi vardır. 2 pide salonu , 2 fırın, 3 lokanta
,3 cafe ,4 internet cafe,3 mahalle,3 muhtar, 2 Ali bi veli,1 kelli ,Bi kamyon deli,1 Turabi ,süper bir Belediye başkanı
, 1 halı saha ,7 cami ,7 imam ,8 cemaat ,1 oso ,ve bir sürüde gave vadır. Bi o kadarda market, hele gazino,gastavuz
ve barların haddi hesabı yok.Açık hava barlarımız bile var yalnız havanın iyi olduğu
günler açık oluyo... Zıntıbar,tribünbar Mankırbar,Çaltıbar,Nagibağevibar,Daşcıbar
, Karapınarbar , Kör Nail'in dam,Asım'ın dam fakat en iyisi ,Çamlık bar, Çoğaşlı Gocaçınar
bar,yazın adım atacak yer kalmıyo...Hatta bazen biribirimizi çinniyoz iyimi....
İlçemize bağlı 1 kasaba 11 köy bulunmaktadır.Köylerimiz hakkında bigi için tıklayın..
BEKİLLİ ADINI NEREDEN ALDI........
1-Bekilli'nin
güney doğusunda Ören bölgesinde Baküs şehri vardır.Bu isim zamanla Bekilli olarak değişmiş olabilir.Fakat araştırmalarda bu şehrin
adının Pepuza çıkması bu tezi zayıflatmıştır. 2-Şarap içenlere bekri denir.Bekilli de çok üzüm yetişir ve çok şarap
yapılıp tüketilirdi.Bekilli ismi Bekri-ili anlamından türemiş olabilir.fakat bekri kelimesi 1600 yıllarda
yaşayan Bekri Mustafa ile ilgilidir.Fakat Bekilli ismi 1530 tarihli arazi tahrir defterinde vardır. 3-Bek kelimesi (pek yerine)sonraki kelimeyi pekiştirmek
için kullanılan bir tabirdir.Bekilli bölgesinin toprağının da yer yer( ören:zıntı ,uzunen tarafı
vb) fazlaca killi olduğu söylenebilir.Kalıntı olarak bulunan küp ve çömleklerden de bu anlaşılmaktadır.Bek killi ismi zamanla Bekilli olarak değişmiş olabilir. 4-Fatih Sultan mehmet zamanından sonra yaya askerler bir bey komutasında ülkenin
değişik bölgelerine gönderildiler.Bunlardan bir taneside Bekilliye yerleşti.bekillide halen bir yayalar mahallesi
vardır. Hacı Bektaş Velinin müridi ve 3.adamaı olan Hacım Sultan adamlarını da alarak
çivril ve Bekilli yöresine geldiler.Muhtemelen
bugünkü yayalar mahallesine yerleştiler.Kendisi daha sonra Susuz'a geri döndü.Bu yüzden Bekilli'ye bölgede oturan beylerden
dolayı Beğ ili adı verilmiştir.zamanla
Bekilli'ye dönüşmüş olabilir mi acaba.?
Netekim adının nerden geldiği kesin olmayan bi ilçede
yaşıyoz iyimi . Ama adının
nerden ve nasıl geldiğinin bi önemi yok..........orada yaşayanlara bişey olmasın demi......Bekilli'mizi
her ne koşulda olursa olsun seviyoruz..
|
Anadolu tarihi gözden geçirilince,Bekilli ve çevresinde sırasıyla Hititlerin
Frigyalıların,Lidyalıların, Romalılar Bizanslılar Selçuklular ve osmanlıların hakimiyet
kurduklarını görüyoruz.
Bekilli ilçe merkezinin ,güney doğusuna Mere adı verilmektedir.Bu arazide
bağ dikme kazıları sırasında Hititlerden kalma topraktan yapılmış küp içine gömülmüş
Hitit mezarları bulunmuştur.
İlçemizin Duranlı mevkiindeki Oğulosman boğazındaki kaya
mezarları.Menderes vadisindeki Dinek'teki
kaya mezarı Yeşiloba altındaki yarda bulunan kaya mezarları
Frigyalılara aittir.Ulubey ile Eşme arasındaki kaya mezarları bütün haşmetiyle ayaktadır.
İlçemiz Ören mevkiindeki kalıntılar Pepouza(pepuza)şehrine
aittir.Pepuza bir frigya şehridir.Yeşilobanın su deposu yanındaki kalıntılar adı Motella
olan bir frig şehrine aittir.
MÖ 670 yıllarında frigya krallığını yıkarak
yerine geçen Lidyalılara ait de kalıntılar bulunmuştur.
Oyuklu mevkiinde Lidyalılardan kalma seramik ve tuğla parçaları
ile kırılmış vaziyette üzeri kabartma heykelli taş vardır.Bu bölgede 1954 yılında
içi altın para dolu seramikten bir çömlek bulunmuştur.1071 sonrası Türklerin anadoluya girmeleri ile bölgemizde
selçuklularla bizanslılar arasında çok uzun süren sınır savaşları yaşanmıştır.Bizanslılar
ve türkler arasında devamlı el değiştirmişter. |
-
1-Roma dönemi sütunlar(Ekizbaba)
-
2-yazılıtaş(Bahadınlar asarı)
-
3-AnastasiaPoliste yazılı taş (Sırıklı
)
-
4-Lahit(Çoğaşlı köyü)
|
|
BEKİLLİ'NİN KURULUŞU
Bekilli de ilk yerleşmenin ne zaman olduğu tam bilinmemekle birlikte
1211 ile 1243 yılları arasında olduğu kesindir.Göçebe olarak yaşayan türkmenler Yerleşik hayata
geçerken genellikle bizans yerleşim yerlerininyakınlarını tercih ettiler.Pepuzanın kuzey batı
kıyısına Bekilli'yi kuran türkmenler yerleşmişlerdir.Aynı sıralarda Menderes nehri kıyısında
mangırın Kısık denen bölge çevresine ve Eldelek bölgesine de yerleşmeler olmuştur.Eldelekte
ve Bekilli'deki türkmenler aynı yerden geldikleri için birbirlerine eldaş veya ildaş derlerdi Eldelek isminin
buradan geldiği sanılıyor.Asar tepesi ile Süller arasındaki Duranlı dada yerleşmeler olmuş
Fakat zamanla tüm çevredekiler merkeze taşınmışlardır.
Pepuza şehri 1370 yılında depremde tamamen yıkılınca
geri kalanlar Bekilli'nin olduğu bölgeye taşınmışlardır.
Bekilli nin ilk kurulduğu yıllarda,Germiyan beyliği zamanında Osmanlıların
ilk yıllarında nasıl idare edildiğini bilmiyoruz.Ancak 1530 yıllarından sonraki döneme ait bazı
bilgilere sahibiz.
Üçkuyu ile yukarı Şapçılar bölgesi arasına Hyrgaleian adı
verilmektedir.Bu bölgenin ortasında Şapçılar bölgesinde haftanın bir gününde toplanıp pazar karşılaşması
yapıyorlardı.Türkler buraları fethettikten sonra da bu geleneği devam ettirdiler.Adı kayı pazarı
olarak değişti.Cuma günleri kurulmaya başlandı.Çünkü topluluğun çoğunluğu kayı soyundan
idi.pazar yerinde bir de cami vardı.Minaresi halen ayaktadır.Pazar yerinde alışverişlerin hanlar
ve dükkanlar vardı.Bu pazar cumhuriyetin ilk yıllarına kadar devam etmiştir.
Muhtemelen 1925 yılında kaldırılıp Bekilli ve Çıtakta
kurulmaya başlanıyor.
Pazarın kaldırılmasına karşı çıkan halk ile
kuvayi milliyeci Çallı Necip Ağa arasında çatışma çıktığı vebeş kişinin
öldüğü söylenmektedir.Pazar yeri yıktırılmış ve direniş böylece kırılmıştır.
Tanzimattan önce bütün Osmanlı topraklarında olduğu gibi Bekilli
de imamlar tarafından yönetiliyordu.
1833 sonrası Bekilli'de muhtarlık teşkilatı kuruldu.
1870 yıllarda patişahın adamlarından Tokatlı Çakallıoğlu Ahmet
bey Bekilli'ye sürülmüş gücünün de
etkisi ile yıllarca yönetimde söz sahibi olmuştur.Daha sonra bir çevredeki bir isyanı
bastıramadığı için öldürülmüştür.Ahmet beyin sülalesi Bekillide çoğalmış
ve çangallar sülalesi
adı ile anılmaya başlamıştır.Soylarında Pehlivanlarda vardır.Çangal
adı da belki pehlivanlıktan
gelmaktedir.(bir oyun çeşidi adı).!900 yılların başında yöneticilerin
başında Hacela ve pehlivan
gibi adlar da geçmektedir.
|
İSTİKLAL SAVAŞINDA BEKİLLİ
5 temmuz 1920 tarihinde Yunanlılar Çal sınırlarına giren Menderes
nehrinin kuzey kısmında kalan Medele,Kutlubey,Deşdemir,Bekilli,üçkuyu,şalvanve aşağıseyit
köylerini işgal ettiler.
Çivril yönüne ilerlemeye başladılar.5 temmuz öncesi Demirci ve Ali Efelerle
de takviye edilenmilli kuvvetler ortaköyde karargah kurmuşlarve ortaköy,medele hattında cephe tutmuşlardı.Fakat
dayanamayak geri çekilmek zorunda kaldılar.İkmal yetersizliğininde büyük önemi olan bu durum karşısında
milli kuvvetler karargahı önca Sarayköy'e sonra da Denizli'ye taşındı.Yunanlılar bölgemizi işgal
eder etmez hemen karakollar kurdular Halkı angarya olarak çalıştırıpdağ ve tepelere sürdüler.Mahalle
mektebinde okuyan çocuklara engel oldular.
Mektebin alt katını ahır olarak kullandılar.Yiyecek vermeyen
halka işgence yaptılarNamusa el sürdükleri de olmuştur.
26 ağustos da başlayan genel taarruzla birlikte; düşman, 31 agustos
gecesi bölgemizden çekilerekUşak'a doğru gerilemiştir.Az da olsa Yunanlılara beyaz bayrak çeken bazı
soysuzlarMenderes kıyısında vurularak öldürülmüşlerdir.Bazıları yakalanıp Çaldaki çınar
ağacında idam edilmiştir.Bir kısmı da kaçmıştır.Bekilli'nin kurtuluş günü 1 eylül
olarak kabül edilmiştir.1884 de Çal kazası ile İzmir'e bağlanan ,1910 yılında nahiye olan Bekilli
1987 yılında da ilçe statüsüne kavuşmuştur. |
|
YÖRESEL OYUNLAR
DOKUZ KİREMİT : Bezden yapılmış
bir topla ; üst üste yığılmış kayrak (yassı) taşları yıkılması ile
oynanır.
GIYNIZ: Yuvarlak taş yerine
hayvan boynuzu kullanılarak oynanan oyun.
TURA: Sabit bir kazığa bağlanan
ipi ebe tutar, kazığın dibindekl mendili, atkıları oyuncular almaya çalışırken ebe
yakalar. Yakalanmadan mendil ve atkıları alanlar ebeyi bunlarla dövmeye çalışırlar.
HONGOLA OYUNU: İki tane yuvarlak taşın
birbirine çarptırılarak (bu günün bilardosu gibi) sayı yapıiır. En çok sayı alan birinci olur,
ÇELİK ÇOMAK: 75-80cm uzunluğunda
bir sopa [çomak) ve 20-25cm uzunluğund küçük bir sopa (Çelik) ile oynanır. Küçük sopa yerde açılan küçük bir
çukura dengeli bir biçimde konur. Çomakla altından karşıdaki kişiye olanca hızıyla atılır.
Karşıdaki kişi çeliği yakalarsa atan kişi değişir. Yakalayamazsa çeliği yerden alır
kazılan çukura (ümme) doğru eliyle atar, ebe ise çeliği çukura yanaştırmamak için elindeki çomakla
vurmaya çalışır. Attığı çelik çukura ne kadar uzakta olduğu çomakla ölçülür, bu mesafe
bir çomak boyu ise ebe sayı alır, değilse ebe yer değişir'. Bu sayıları neticesinde kararlaştırılan
ceza verilir.
EŞEĞİM ANKARA:(bu oyunu büyüklerde
oynayabilir)4 ve daha fazla insanla oynanır.Ebeler 90 derece eğililip bacakların arasına kafa sokularak
birbirine kenetlenir.En baştaki oyuncu,(yarım olma ihtimali vardır.)ayakta ve bir ağaca yada duvara yaslanmış
durumdadır.Diğerleri karşıdan koşarak diğerlerinin sırtına mümkün olduğu kadar
uzağa yani ayakta duran adama doğru atlarlar..Ve mani okuyarak 1 den 5 e kadar bir rakam tutarlar.Diğerleri
rakamı bilirse yer değiştirilir.
KAZIK:Ağaçtan yapılmış
kazıklar çamur ve çukur bir bölgeye saplanarak oynanır.Çamura saplanmış kazığı hem çamura
saplayıp, hem deviren kazığı üter.Diğer oyuncu başka bir kazıkla oyuna devam eder.
SIRÇA:Sırça ,çağala, zırlangıç,
gazoz kapağı gibi nesnelerin el değiştirmesiyle oynanır.
ZIRLANGIÇ:İlk önce dağa gidilip tarlalardan
ermiş zırlangıçlar toplanır.Bir gün boyunca kokulur ve isteyene verilir.Kalan zırlangıçlar artık
yumuşamış ve oynama kıvamına gelmiştir.
BEŞDAŞ:Beşdaşla oynanır
MAÇAGIZI:Bu oyun 3 kişi ve Özkan la
oynanır.....
DÜRT:Bu oyun 3 kişi ve Alper'le oynanır..... |
1176 Miryakefalon Savaşı'ndan sonra Süleyman Şah'ın uç beylerinden
Yahya ve Bekir Beyler tarafından Türk egemenliğine katılmıştır. Bundan dolayı ilçenin bir
mahallesi Yahyalar adını almıştır, Bekir Bey'in adı da ilçeye verilerek, Bekirli denilmiş
ve daha sonra ilçenin adı halk arasında Bekilli olarak söylene gelmiştir. Bekilli, Osmanlılardöneminde
önce Afyonkarahisar Sancağı'na bağlı bir köy iken daha sonrada İzmir ve Denizli iline bağlanmıştır.
1910 yılında da bucak olarak Denizli ili Çal ilcesine bağlı kalmış.1987'de çıkarılan
3392 sayılı kanun ile ilçe olmuş ve 09.08.1988 tarihinde teşkilatlanmasını tamamlamıştır.
Kurtuluş Savaşı yıllarında, İzmir'in işgalinden iki ay sonra, Bekilli de işgal edilmiş
ve toplam 18 aylık bir işgalden sonra,30 Ağustos 1922 günü bağımsızlığına kavuşmuştur.
Coğrafi
Yapı ve Nüfus :
İlçe merkezinin Denizli'ye uzaklığı 86 km'dir. Toplam yüzölçümü 375 km2,
rakım 825 m'dir. Denizli'ye 108 km mesafede olan Bekilli'nin güneyinde Uşak ili, kuzeyinde Çal, doğusunda Çivril,
güneydoğusunda Güney ilçesi bulunmaktadır. İlçe merkezi ve köylerin arazisi engebeli bir yapıya sahip
olup, sulanmadığı için verim alınamamaktadır. Tarıma en elverişli arazi kesimi Çoğaşlı
ve Yeşiloba köyleri civarında bulunan Medele ovasıdır.
1997 yılı nüfus sayımına
göre; merkez ilçe nüfusu 6098, köylerin nüfusu 7709'dur. |
|